İhlas
-
Yaşadığımız çağın en gürültülü hastalığı, “görünmek” ile “olmak” arasındaki o derin uçurumdur. İnsan, kendi hakikatinden kaçmak için suretlerin, imajların ve dijital vitrinlerin arkasına saklanan bir mülteciye dönüştü. Oysa irfan geleneğimiz bize şu hakikati hatırlatır: “Nerede olduğun değil, kim olduğun önemlidir.” İşte tam bu noktada, varoluşsal bir eşiğin önünde duruyoruz: Samimiyet. Samimiyet, gündelik dilde zannedildiği gibi…